Başkan filminin yönetmeni kimdir ?

Hayal

Yeni Üye
[color=]Başkan Filminin Yönetmeni Kimdir? Kamera Arkasında Ulaş Bahadır Var[/color]

Bir filmi izlerken çoğumuzun ilk refleksi bellidir: “Bu adam kim?” Ardından ikinci soru gelir: “Yahu bunu kim yönetmiş?” Üçüncü aşamada ise genellikle kumanda aranır, çay tazelenir ve film hakkında küçük çaplı bir aile meclisi kurulur. Özellikle adı doğrudan “Başkan” olan bir film karşımıza çıkınca beklenti de ister istemez büyüyor. Çünkü ortada sadece bir karakter değil, seçim, rekabet, kasaba hayatı, vaatler, afişler ve bol miktarda insan ilişkisi var.

Buradaki Başkan, 2023 yapımı, 5 Ocak 2024'te vizyona giren Türkiye yapımı komedi-dram filmidir ve yönetmen koltuğunda Ulaş Bahadır oturuyor. Üstelik Bahadır yalnızca yönetmen değil, filmin senaryosunu da kaleme alan isim. Beyazperde+1

Yani ortada “Ben kameranın arkasında durayım, hikâyeyi başkası düşünsün” anlayışı yok. Hikâyenin kurulmasından oyuncuların yönlendirilmesine, mizahın ritminden kasaba atmosferinin oluşturulmasına kadar filmin yaratıcı omurgasında Ulaş Bahadır'ın önemli bir ağırlığı bulunuyor.

[color=]Başkan Filmi Tam Olarak Neyi Anlatıyor?[/color]

Filmin hikâyesi Tunceli'nin Ovacık ilçesinde yapılacak yerel seçimler çevresinde şekilleniyor. Mevcut başkan Fikri Donsuz'un karşısına Zeynel Korkmaz rakip olarak çıkıyor. İki adayın seçim yarışına girmesiyle birlikte kasaba afişler, reklamlar ve siyasi rekabetle hareketleniyor. Filmin temel çatışması da belediye başkanını değiştirmek isteyen kasaba halkının yaşadıkları üzerinden ilerliyor. Show TV+1

Burada ilginç olan nokta şu: Film, ulusal siyasetin devasa sahnesi yerine yerel ölçekteki bir seçim atmosferine odaklanıyor. Bu tercih hikâyeye doğal olarak daha gündelik bir mizah alanı açıyor.

Çünkü yerel seçimlerde siyaset bazen televizyon ekranındaki büyük tartışmalardan çok daha kişisel bir hâl alabilir. İnsanlar aynı markette karşılaşır, aynı kahvede oturur, aynı sokaktan geçer. Bir adayın seçim afişi yalnızca politik bir mesaj değildir; mahallenin, komşuluğun ve gündelik ilişkilerin de parçasıdır.

İşte Başkan filminin komedi potansiyeli biraz da buradan doğuyor.

[color=]Ulaş Bahadır Kimdir ve Yönetmenlik Tarzında Ne Öne Çıkıyor?[/color]

Ulaş Bahadır, Başkan filminin hem yönetmeni hem senaristi olarak filmin anlatım dilinin merkezinde bulunuyor. Güvenilir film veri tabanları da bu iki görevi Bahadır'a atfediyor. Beyazperde+1

Bir yönetmeni değerlendirirken yalnızca “Filmin yönetmeni kim?” sorusuna cevap vermek bazen yetersiz kalır. Asıl ilginç soru şudur:

Bir yönetmen hikâyeyi neden tam da bu karakterlerin ve bu ortamın içinden anlatmayı seçmiştir?

Başkan'da bunun cevabı, kasaba ölçeğinde yaşanan seçim yarışında aranabilir. Büyük siyasi sloganlar yerine gündelik hayatın içindeki insan davranışları öne çıkıyor. Adaylar, onların çevresindeki insanlar ve kasaba halkı aynı hikâyenin farklı parçalarını oluşturuyor.

Bu açıdan yönetmenlik, yalnızca kamerayı doğru yere koymak değil; hangi insanın ne zaman konuşacağını, hangi bakışın komik olacağını ve hangi sessizliğin bile bir şey anlatacağını belirlemek anlamına geliyor.

Bir de şu gerçek var: Komedi yönetmek, dışarıdan göründüğü kadar kolay değildir. Bir karakterin komik olmasıyla sahnenin komik olması aynı şey değildir. Oyuncu çok komik olabilir ama kurgu, tempo veya sahne düzeni yanlışsa espri havada kalabilir. Yönetmenin işi tam burada başlıyor.

[color=]Oyuncu Kadrosu Neden Dikkat Çekiyor?[/color]

Filmin oyuncu kadrosunda Diren Polatoğulları, Necip Memili, Büşra Pekin, Nursel Köse, Şerif Sezer, Füsun Demirel, Bülent Çolak, Salih Kalyon ve Sadık Gürbüz gibi farklı kuşaklardan ve farklı oyunculuk çizgilerinden isimler bulunuyor. Beyazperde+1

Bu çeşitlilik filmin dünyasına önemli bir avantaj sağlıyor.

Çünkü seçim gibi kolektif bir mesele tek tip karakterlerle anlatılamaz. Siyaset yalnızca adaylardan ibaret değildir. Adayın ailesi vardır, arkadaşları vardır, rakipleri vardır, onu destekleyenler vardır, ondan hoşlanmayanlar vardır ve en önemlisi hiçbir tarafa tam olarak ait hissetmeyen insanlar vardır.

Dolayısıyla filmdeki karakter çeşitliliği, seçim atmosferinin daha canlı görünmesini sağlayan unsurlardan biri olarak düşünülebilir.

Üstelik oyuncuların geçmişleri de farklı mizah biçimlerini beraberinde getiriyor. Kimi oyuncu beden diliyle, kimi mimikleriyle, kimi ise yalnızca cümleyi söyleyiş biçimiyle komedi yaratabiliyor.

Bir düşünün: Aynı seçim sloganını üç farklı oyuncu söylese ortaya üç farklı mizah biçimi çıkabilir. Yönetmenin görevi de bu farklılıkları tek bir anlatım içerisinde uyumlu hâle getirmek.

[color=]Erkek Karakterler Çözüm Peşinde, Kadın Karakterler İlişkilerin İçinde mi?[/color]

Burada dikkat edilmesi gereken önemli bir ayrıntı var.

Erkek karakterleri “stratejik”, kadın karakterleri ise otomatik olarak “duygusal” kabul etmek oldukça kolay ama aynı zamanda oldukça yüzeysel olur. Film karakterlerini cinsiyet üzerinden kutulara koymak yerine, hangi karakterin hangi koşulda hangi yöntemi tercih ettiğine bakmak daha anlamlı.

Örneğin seçim yarışındaki erkek karakterlerin daha doğrudan çözüm üretmeye, rekabet etmeye veya strateji geliştirmeye yönelmesi mümkündür. Fakat aynı karakterlerin aileleri, arkadaşlıkları ve toplumsal ilişkileri devreye girdiğinde kararları yalnızca “mantık” üzerinden ilerlemeyebilir.

Benzer biçimde kadın karakterleri sadece empati kuran veya ilişkileri yöneten kişiler olarak görmek de eksik kalır. Bir kadın karakter aynı anda hem çevresindeki insanların duygularını okuyabilir hem de oldukça pragmatik bir karar verebilir. Hatta bazen masadaki en stratejik kişi, en az stratejik göründüğü düşünülen karakter olabilir.

İşte burada film üzerine güzel bir tartışma başlıyor:

Bir insanın problem çözme biçimini gerçekten cinsiyeti mi belirler, yoksa yaşadığı deneyimler, ekonomik koşulları, aile ilişkileri ve bulunduğu toplum mu?

Bence komedi filmlerini ilginç yapan noktalardan biri de tam olarak budur. Karakterleri kalıplara hapsetmek yerine onların çelişkilerini göstermek.

Bir aday seçim stratejisi kurabilir ama evde çocuğunun sorusuna cevap veremeyebilir. Başka bir karakter herkesin derdini dinleyebilir fakat kritik bir anda son derece sert bir karar verebilir. Bir başka karakter ise seçim kampanyasını değil, akşam eve geç kalıp kalmayacağını düşünebilir.

İnsan dediğimiz canlı biraz da böyle bir şey zaten: Aynı anda beş farklı problemi çözmeye çalışırken altıncı problem olarak telefon şarjını kaybedebiliyor.

[color=]Tunceli ve Ovacık Atmosferi Filmi Nasıl Değiştiriyor?[/color]

Filmin çekimlerinin Tunceli'nin Ovacık ilçesinde gerçekleştirildiği belirtiliyor. SinemaTürk de filmin Ovacık'ta, yaz sıcağının zorlu şartlarında çekildiğini aktarıyor. SinemaTürk

Mekân burada yalnızca arka plan değildir.

Bir seçim hikâyesini büyük bir metropolde anlatmakla küçük bir ilçede anlatmak arasında ciddi fark vardır. Metropolde bir adayın afişi yüz binlerce insanın arasından kaybolabilir. Küçük bir yerde ise aynı afiş herkesin dikkatini çekebilir.

Ayrıca insanların birbirini tanıma ihtimali yükseldikçe politik tercih ile sosyal ilişki arasındaki mesafe de daralabilir.

“Bu adama oy vermem” demek başka bir şeydir.

“Bu adama oy vermem ama dün dükkânından alışveriş yaptım” demek başka.

“Bu adama oy vermem, ayrıca kuzenim de onunla kavga etti” dediğiniz anda ise artık politika, aile ve mahalle ilişkileri aynı masaya oturmuş demektir.

Komedi için bundan daha güzel bir malzeme düşünmek zor.

[color=]Başkan Filmi Sadece Siyaset Komedisi mi?[/color]

Filmin türü bazı kaynaklarda komedi, bazı kaynaklarda ise komedi-dram olarak sınıflandırılıyor. Box Office Türkiye filmi “Komedi, Dram” olarak listelerken, Beyazperde de filmi komedi kategorisinde sunuyor. Box Office Türkiye+1

Bu ayrım aslında filmin yapısına dair önemli bir ipucu veriyor.

Çünkü siyasi komedi yalnızca insanları güldürmekten ibaret değildir. Mizah bazen insanların davranışlarını daha görünür hâle getirir.

Bir karakterin verdiği absürt karar komik olabilir. Fakat o kararın arkasındaki motivasyonu düşündüğünüzde hikâyenin daha ciddi bir tarafı ortaya çıkabilir.

Mesela insanlar neden bir adayı destekler?

Sadece hizmet beklentisi nedeniyle mi?

Akrabalık?

Arkadaşlık?

Geçmişte yaşanan bir olay?

Verilmiş bir söz?

Adayın kişiliği?

Yoksa “Zaten öbürüne oy vermem” düşüncesi mi?

İnsan davranışlarını tek bir nedene indirgemek mümkün olmadığı için seçim atmosferi sinemada güçlü bir dramatik alan yaratıyor.

[color=]Ulaş Bahadır'ın Yönetmenliği Üzerinden Filme Bakmak[/color]

Ulaş Bahadır'ın Başkan filminde yönetmen ve senarist olarak iki temel yaratıcı sorumluluğu üstlenmesi, filmin anlatı bütünlüğü açısından özellikle dikkat çekici. Beyazperde

Senaryoyu yazan yönetmen, karakterlerin motivasyonlarını zaten metin aşamasında kurmuş oluyor. Ardından bu karakterleri oyuncuların performansları, mekânlar, kamera tercihleri ve kurgu aracılığıyla sinemaya dönüştürüyor.

Bu süreçte yönetmenin en önemli sınavlarından biri mizahın dozunu ayarlamak.

Çünkü fazla ciddi olursa komedi etkisini kaybedebilir.

Fazla abartılı olursa karakterler gerçeklikten kopabilir.

Fazla hızlı olursa seyirci karakterleri tanıyamayabilir.

Fazla yavaş olursa “Bu seçim kampanyası ne zaman başlayacak?” diye duvarla konuşmaya başlayabiliriz.

İyi bir siyasi komedide mizahın karakterlerden çıkması önemlidir. Seyirci karaktere inanıyorsa, karakterin başına gelen absürt durum da daha komik hâle gelir.

[color=]Filmin Oyuncu Kadrosunda Kadın Karakterlerin Yeri Üzerine[/color]

Büşra Pekin, Nursel Köse, Şerif Sezer ve Füsun Demirel gibi isimlerin kadroda bulunması, filmin kadın karakterlerini tek bir kalıba indirgemeden değerlendirmek için de alan açıyor. Beyazperde

Özellikle farklı yaş ve oyunculuk deneyimlerinden gelen isimlerin aynı filmde buluşması, kadın karakterlerin yalnızca “başrol erkeğinin çevresindeki kişiler” olarak okunmasını engelleyebilecek bir çeşitlilik yaratıyor.

Burada tekrar aynı soruya dönmek gerekiyor:

Empati gerçekten kadınlara mı özgüdür?

Elbette değil.

Aynı şekilde strateji kurmak de erkeklere özgü değildir.

Bir insanın diğer insanların ihtiyaçlarını anlayabilmesi de bir strateji biçimi olabilir. Bir topluluğun nabzını tutmak, kimin neye tepki vereceğini öngörmek ve çatışmayı büyütmeden çözmek de son derece karmaşık bir problem çözme yeteneğidir.

Dolayısıyla filmdeki karakterleri değerlendirirken “erkekler böyle, kadınlar şöyle” demek yerine “bu karakter neden böyle davranıyor?” sorusu çok daha verimli.

[color=]Başkan Filminin Yönetmeni Hakkında Kısa ve Net Cevap[/color]

Sorunun doğrudan cevabı şu:

Başkan filminin yönetmeni Ulaş Bahadır'dır.

Bahadır aynı zamanda filmin senaristidir. Film 2023 yapımıdır ve 5 Ocak 2024'te sinemalarda gösterime girmiştir. Başrollerde Diren Polatoğulları, Necip Memili ve Büşra Pekin yer alırken oyuncu kadrosunda Nursel Köse, Şerif Sezer, Füsun Demirel, Bülent Çolak, Salih Kalyon ve başka isimler de bulunur. Beyazperde+1

Filmin hikâyesi ise Tunceli Ovacık'taki belediye başkanlığı seçimi etrafında şekillenir ve seçim rekabetini mizahi bir anlatımla ele alır. Show TV+1

[color=]Asıl İlginç Soru: Başkan Kim Olmalı?[/color]

Filmin ismine bakınca insanın aklına ister istemez “Peki kim kazanacak?” sorusu geliyor.

Ama bence Başkan gibi bir film üzerine konuşurken daha ilginç soru şu:

Bir toplumu yönetmek için yalnızca iyi fikirler yeterli midir?

İyi fikir önemlidir.

Strateji önemlidir.

İnsanları dinlemek önemlidir.

Empati önemlidir.

Karar verebilmek önemlidir.

Ama bunların hiçbiri tek başına yeterli olmayabilir.

Bir başkanın yol yapması gerekebilir; fakat o yolun insanların hayatını nasıl değiştireceğini de düşünmesi gerekir. Bir kriz çıktığında hızlı karar vermesi gerekebilir; fakat karardan etkilenecek insanları da hesaba katması gerekir.

Tam bu noktada filmdeki komedi, gündelik hayatın ciddi sorularıyla buluşuyor.

Çünkü seçim dediğimiz şey aslında yalnızca sandığa gidip bir tercih yapmak değildir. İnsanların beklentileri, korkuları, ilişkileri, geçmiş deneyimleri ve gelecek hayalleri aynı anda devreye girer.

Ve belki de Başkan filmini ilginç kılan taraflardan biri budur: Büyük siyasi kavramları küçük bir topluluğun gündelik hayatına indirerek onları daha anlaşılır, daha insani ve zaman zaman daha komik hâle getirmesi.

Sonuçta seçim afişi duvara asılır.

Slogan yüksek sesle söylenir.

Rakip aday cevap verir.

Kahvede tartışma başlar.

Birileri strateji geliştirir.

Birileri insanları dinler.

Birileri “Ben bu işe karışmam” der ve beş dakika sonra tartışmanın tam ortasında bulunur.

Ve kamera bütün bu karmaşanın içinde insanı izler.

İşte bu yüzden Başkan filminin yönetmeni sorusunun kısa cevabı Ulaş Bahadır olsa da, filmin üzerine kurulabilecek uzun sohbet yönetmenin isminden çok daha geniş bir alana yayılıyor. Bahadır'ın yönetmenliğinde ve senaryosunda şekillenen hikâye; seçim, yerel yönetim, rekabet, aile, arkadaşlık, toplumsal ilişkiler ve mizahın aynı kasabada nasıl birbirine karışabileceğini gösteren bir komedi-dram olarak karşımıza çıkıyor. Beyazperde+1

Ve forumun sonunda geriye güzel bir soru kalıyor:

Bir insanı iyi bir başkan yapan şey en doğru çözümü bulması mı, yoksa o çözümün insanlar üzerindeki etkisini anlayabilmesi mi?

Belki de filmin en güzel tartışma noktası tam olarak burada başlıyor.
 
Üst