Paydaları eşit olan kesirlerden payı küçük olan kesir daha nedir ?

Bengu

Yeni Üye
Paydaları Eşit Olan Kesirlerden Payı Küçük Olan Kesir Daha Nedir? Bir Kesir Hikâyesi

Paydaları Eşit Olan Kesirlerden Payı Küçük Olan Kesir Daha Nedir?

Geçenlerde eski defterlerimi karıştırırken, ilkokul yıllarımdan kalma bir matematik sayfası buldum. Sayfanın kenarında kurşun kalemle çizilmiş iki pizza vardı. Birinin üzerinde 3/8, diğerinin üzerinde 5/8 yazıyordu. Çocuk aklımla ikisine de uzun uzun bakmışım. Sonra sayfanın altına tek bir cümle karalamışım:

“Hangisi daha büyük?”

Yıllar sonra o küçük sorunun aslında matematiğin en temel düşünme biçimlerinden birini anlattığını fark ettim. Çünkü kesirleri karşılaştırmak yalnızca “büyük” ve “küçük” demek değildir. Bir bütünün ne kadarını aldığımızı, elimizde ne kadar kaldığını ve iki farklı miktar arasındaki ilişkiyi görmeyi öğretir.

Bu yüzden bugün burada yalnızca bir kural yazmak yerine, size eski bir mahallede geçen ve bir grup çocuğun kesirleri gerçek bir hayat problemi üzerinden keşfettiği küçük bir hikâye anlatmak istiyorum.

Belki hikâyenin sonunda siz de 3/8 ile 5/8 arasındaki farkı yalnızca matematiksel olarak değil, günlük hayatın içinden bir örnekle hatırlarsınız.

Eski Mahalledeki Fırın ve İki Tepsi Baklava

Hikâyemiz, yıllardır aynı sokakta duran küçük bir fırınla başlıyor.

Fırının sahibi Cemil Usta, mahallede herkesin tanıdığı, hesap kitap işlerini hızlı yapan biriydi. Siparişleri yetiştirmek için çoğu zaman kâğıt kalem kullanır, gelen malzemeleri tek tek kontrol ederdi. Onun için bir problem çıktığında ilk soru genellikle şuydu:

“Bunu nasıl çözeriz?”

Mahalledeki öğretmenlerden biri olan Zeynep Hanım ise aynı durumlara biraz farklı bakardı. O da çözüm üretmeyi severdi fakat önce insanların neye ihtiyaç duyduğunu anlamaya çalışırdı.

Bir gün fırına okuldan bir grup öğrenci geldi. Okulda yapılacak yardım etkinliği için iki büyük tepsi baklava hazırlanmıştı. Her tepsi 8 eş parçaya bölünmüştü.

İlk tepsiden 3 parça alınmıştı.

İkinci tepsiden ise 5 parça.

Öğrencilerden Ali hemen kâğıda yazdı:

3/8 ve 5/8.

“Hangisi daha fazla?” diye sordu.

Mert hiç düşünmeden cevap verdi:

“Paydalar aynı. O zaman paylara bakacağız. 5, 3'ten büyük. Demek ki 5/8 daha büyük.”

Cemil Usta gülümsedi.

“Peki bunu sadece kural olarak mı biliyorsun, yoksa nedenini de anlatabilir misin?”

Mert bir an durdu.

İşte matematiğin ilginç tarafı tam burada ortaya çıkıyordu. Bir kuralı bilmek başka, o kuralın neden doğru olduğunu görmek başka şeydi.

Payda Aynıysa Asıl Bakmamız Gereken Nedir?

Zeynep Hanım masaya iki aynı boyutta kâğıt koydu.

“İki kâğıdı da 8 eş parçaya böldüğümüzü düşünün,” dedi. “Birinci kâğıtta 3 parça, ikinci kâğıtta 5 parça seçelim.”

Çocuklar kâğıtlara baktılar.

“Parçaların büyüklüğü aynı mı?”

“Hepsi aynı,” dedi Elif.

“Çünkü paydalar aynı.”

Zeynep Hanım başını salladı.

“İşte kilit nokta bu. Payda, bütünün kaç eş parçaya ayrıldığını gösterir. İki kesrin paydası aynıysa, karşılaştırdığımız kesirlerdeki parçaların büyüklüğü aynıdır.”

Cemil Usta hemen araya girdi:

“Dolayısıyla 3 tane aynı büyüklükte parçayla 5 tane aynı büyüklükte parçayı karşılaştırıyoruz.”

Mert'in yüzü aydınlandı.

“Yani 5/8'in daha büyük olmasının sebebi, daha büyük parçalara sahip olması değil; aynı büyüklükteki parçalardan daha fazla alması!”

“Tam olarak bu,” dedi Zeynep Hanım.

Burada çok önemli bir matematik kuralı ortaya çıkıyor:

Paydaları Eşit Olan Kesirlerde Payı Büyük Olan Kesir Daha Büyüktür.

Bunun tam tersi de aynı şekilde geçerlidir:

Paydaları Eşit Olan Kesirlerde Payı Küçük Olan Kesir Daha Küçüktür.

Örneğin:

2/7 < 5/7

4/9 < 7/9

3/10 < 8/10

6/12 < 11/12

Çünkü bütün örneklerde parçaların büyüklüğü aynıdır. Farkı oluşturan şey, kaç tane parça bulunduğudur.

Hikâyede Küçük Bir Anlaşmazlık Çıkıyor

Tam herkes konuyu anlamışken Elif elini kaldırdı.

“Bir dakika. Peki 3/8 neden küçük? Sonuçta 3 de bir miktar.”

“Çünkü burada sıfırla karşılaştırmıyoruz,” dedi Zeynep Hanım. “Başka bir kesirle karşılaştırıyoruz. 3/8 elbette sıfırdan büyüktür. Ama aynı paydaya sahip 5/8'den küçüktür.”

Ali hemen defterine şöyle yazdı:

3/8 > 0

3/8 < 5/8

“Demek ki bir kesrin büyük veya küçük olması tek başına söylenemez,” dedi.

Cemil Usta gülümsedi.

“İşte şimdi matematiği gerçekten anlamaya başladın.”

Bu küçük konuşma aslında günlük yaşamda da çok önemlidir. Bir miktarın “fazla” veya “az” olduğunu söylemek için çoğu zaman onu başka bir miktarla karşılaştırırız.

Bir kişinin 3 elması olabilir. Bu oldukça büyük bir sayı gibi görünebilir. Ama karşısındaki kişinin 8 elması varsa, 3 elma daha azdır.

Kesirlerde de mantık aynıdır. Karşılaştırmanın temelinde ilişki vardır.

Bir Pizza, Bir Çikolata ve Bir Kavanoz Reçel

Çocuklar fırından çıkıp okulun yanındaki parka gittiler. Yanlarında matematik defterleri vardı.

Mert bu kez kendi örneğini verdi:

“Bir pizzayı 6 eş parçaya böldük. Ben 2 dilim, Ali 4 dilim yedi. Ben 2/6, Ali 4/6 yemiş olur.”

“Hangisi daha fazla?” diye sordu Elif.

“4/6.”

“Peki neden?”

“Paydalar eşit. İkimiz de aynı büyüklükte pizza dilimlerinden söz ediyoruz. Ali'nin 4 dilimi var, benim 2 dilimim.”

Sonra Zeynep Hanım çocuklara başka bir soru sordu:

“Bir çikolata 10 eş parçaya bölünmüş olsa ve siz 3 parçasını yeseniz, çikolatanın 3/10'unu yemiş olursunuz. Başka biri 7 parçasını yerse?”

“7/10!”

“Hangisi daha büyük?”

“7/10.”

“Peki 3/10?”

“Daha küçük.”

Artık çocuklar kuralı ezberlemekten çıkıp onu örneklerle görmeye başlamışlardı.

Kesirlerin Tarih İçindeki Yolculuğu

Zeynep Hanım çocukların merakını görünce konuyu biraz daha geçmişe taşıdı.

“Kesirleri karşılaştırma fikri yeni değil,” dedi. “İnsanlar çok eski dönemlerden beri bir bütünü parçalara ayırmak ve bu parçaları ölçmek zorundaydı.”
 
Üst