Makyajın hükmü nedir ?

Cicek

Yeni Üye
Makyajın Hükmü Nedir? Din, Kültür, Toplum ve Bireysel Tercih Açısından Kapsamlı Bir Bakış

Bir süredir makyaj meselesi üzerine düşünüyordum. Aslında ilk bakışta oldukça basit bir soru gibi geliyor: Bir insan yüzüne fondöten, allık, ruj, eyeliner veya başka bir kozmetik ürün sürdüğünde bunun dinî açıdan hükmü nedir? Fakat konuya biraz yakından bakınca işin sadece “helal mi, haram mı?” sorusundan ibaret olmadığını fark ediyoruz. Çünkü makyaj aynı zamanda kültür, toplumsal beklenti, kişisel ifade, cinsiyet rolleri, güzellik anlayışı ve hatta ekonomik hayatla iç içe.

Üstelik dünyanın farklı bölgelerinde makyajın anlamı birbirinden oldukça farklı olabiliyor. Eski Mısır'da erkeklerin de kadınların da kozmetik kullandığını biliyoruz. Günümüz Endonezya'sında makyaj kimi kadınlar açısından toplumsal beklentilere uyum sağlama biçimiyken kimi kadınlar için kişisel iradenin ve kendini ifade etmenin bir yolu olarak değerlendiriliyor. Türkiye'de ise makyaj, modern şehir yaşamı, geleneksel değerler, sosyal medya ve dinî hassasiyetlerin kesiştiği oldukça ilginç bir alana dönüşmüş durumda.

Egyptian Museum

+2

Journal UGM

+2

Peki İslam açısından meseleye nasıl bakmak gerekir?

İslam'da Makyajın Kendisi Doğrudan Haram mıdır?

Öncelikle önemli bir ayrım yapmak gerekiyor: “Makyaj yapmak” ile “makyajı belirli bir ortamda ve belirli bir amaçla kullanmak” aynı mesele değildir.

İslam hukukunda süslenme ve güzel görünme kavramları başlı başına yasaklanmış değildir. Kur'an'da özellikle kadınların ziynetlerini kimlerin yanında gösterebileceğine ilişkin hükümler bulunmaktadır. Nûr suresinin 31. ayetinde kadınların ziynetlerini belirli kişiler dışında açığa vurmamaları konusunda bir düzenleme yer alır.

Kuran.com

Buradan hareketle klasik ve çağdaş fıkıh yaklaşımlarında makyajın hükmü değerlendirilirken kullanılan ürün, kullanım amacı, kimlerin yanında kullanıldığı ve ibadet açısından oluşturduğu durum gibi unsurlar dikkate alınır.

Dolayısıyla “Makyaj kesinlikle haramdır” şeklindeki genelleme, konunun fıkhî ayrıntılarını yansıtmayan oldukça kaba bir yaklaşım olur.

Örneğin evinde eşine karşı süslenen bir kadının durumu ile yabancı erkeklerin dikkatini çekmek amacıyla yoğun şekilde süslenmesini aynı kategoriye koymak doğru değildir. Aynı şekilde ibadet öncesinde kullanılan kozmetiğin niteliği de ayrıca değerlendirilmelidir.

Burada bana göre en önemli nokta şu: Bir ürünün kozmetik olması tek başına onun dinî açıdan yasak olduğu anlamına gelmez.

Abdest ve Makyaj: Asıl Teknik Mesele Nerede?

Makyaj konusunda en çok sorulan sorulardan biri de “Makyajla abdest alınır mı?” sorusudur.

Burada temel mesele makyajın varlığı değil, suyun abdestte yıkanması gereken bölgeye ulaşmasını engelleyip engellemediğidir.

Mısır Darü'l-İftâ'sı, makyajı bu açıdan iki temel kategoriye ayırıyor. Cilt üzerinde suyun ulaşmasını engelleyen belirgin bir tabaka oluşturan kozmetiklerin abdestten önce giderilmesi gerektiği; yalnızca renk bırakan veya suyun cilde ulaşmasına engel olmayan ürünlerin ise aynı şekilde değerlendirilmediği belirtiliyor.

موقع دار الإفتاء المصرية

+1

Benzer biçimde farklı fıkhî kaynaklarda da ortak noktanın “makyaj var mı?” değil, su cilde ulaşıyor mu? sorusu olduğu görülüyor.

Islam-QA

+1

Bu ayrım günlük hayatta oldukça önemlidir. Örneğin su geçirmeyen ve cilt üzerinde fiziksel bir tabaka oluşturan bazı ürünlerle, yalnızca pigment bırakan ince ürünlerin aynı hükümde değerlendirilmesi gerekmeyebilir.

Şii fıkhının önemli mercilerinden Ayetullah Sistani'nin resmî sitesinde de benzer şekilde, makyajın abdest açısından suyun cilde ulaşmasına engel olup olmadığına bakılması gerektiği; makyajla namaz kılmanın ise tek başına haram olmadığı belirtilmektedir.

Sistani

Dolayısıyla burada “Makyajlıyken abdest alınmaz” demek de fazla genelleyici olur.

Namaz Kılarken Makyaj Yapmak Aynı Şey mi?

Bir başka önemli ayrım da makyajın abdestten önce mi, sonra mı yapıldığıdır.

Kişi abdestini aldıktan sonra makyaj yaparsa, makyajın kendisi sonradan alınmış abdesti bozmaz. Ancak bir sonraki abdest gerektiğinde, eğer makyaj suyun cilde ulaşmasına engel olan bir tabaka oluşturuyorsa temizlenmesi gerekir. Darü'l-İftâ'nın açıklamaları bu ayrımı açıkça ortaya koyuyor.

موقع دار الإفتاء المصرية

+1

Dolayısıyla örneğin sabah abdest alıp makyaj yapan bir kişinin makyaj nedeniyle öğle namazına kadar abdestinin otomatik olarak bozulduğunu söylemek doğru değildir.

Burada ayrıca makyaj malzemesinin temizliği ve içeriği de önem kazanabilir. Bazı fıkıh kaynakları namaz sırasında kullanılan kozmetiğin necis bir madde içermemesi gerektiğini ayrıca ele alır.

Islam-QA

+1

Bu yüzden pratik açıdan bakıldığında mesele oldukça sistematik hale geliyor:

Makyaj var mı? → Su cilde ulaşıyor mu? → Ürünün içeriğinde dinî açıdan sakıncalı bir unsur var mı? → Makyaj kimlerin yanında ve hangi amaçla kullanılıyor?

Bu dört soru, “makyaj haram mı?” sorusundan çok daha açıklayıcıdır.

Makyajın Kültürel Tarihi Bize Ne Söylüyor?

Makyajı sadece modern kadınlara özgü bir alışkanlık olarak görmek tarihsel açıdan da doğru değildir.

Örneğin Eski Mısır'da kozmetik kullanımı hem kadınlar hem erkekler arasında yaygındı. Göz çevresine uygulanan ürünlerin estetik işlevlerinin yanında koruyucu, sağlıkla ilişkili ve dinî anlamları da bulunabiliyordu. Rosicrucian Egyptian Museum'un eğitim materyallerinde Eski Mısır'da makyajın estetikten çok daha geniş bir işleve sahip olduğu belirtiliyor.

Egyptian Museum

Utah Natural History Museum da yaklaşık 4.000 yıl önce Mısır toplumunda cilt bakımı ve kozmetik uygulamalarının gelişmiş olduğunu aktarıyor.

Utah Doğa Tarihi Müzesi

Bu örnek aslında önemli bir şeyi gösteriyor: Güzellik uygulamaları evrensel olabilir fakat bunların anlamı evrensel değildir.

Bir toplumda göz makyajı asalet göstergesi olabilirken başka bir toplumda günlük bakım olarak görülebilir. Bir yerde yoğun makyaj profesyonellik göstergesi kabul edilirken başka bir yerde ölçüsüzlük olarak değerlendirilebilir.

Türkiye'de Makyaj: Din ile Modern Hayatın Arasında

Türkiye bu açıdan oldukça ilginç bir örnek.

Bir tarafta geleneksel aile yapısı, mahremiyet anlayışı ve dinî hassasiyetler bulunuyor. Diğer tarafta üniversite hayatı, iş dünyası, televizyon, reklamlar, Instagram, TikTok ve küresel kozmetik sektörü var.

Şehirli bir genç kadın için makyaj bazen yalnızca estetik bir tercih değildir. İş görüşmesine hazırlanırken, düğüne giderken, arkadaşlarıyla buluşurken veya sosyal medyada fotoğraf paylaşırken farklı beklentiler devreye girebilir.

Antropolog Claudia Liebelt'in güzellik üzerine çalışmaları da modern güzellik pratiklerinin kadınlık, toplumsal beklentiler ve kişinin kendisini oluşturma biçimleriyle yakından ilişkili olduğunu gösteriyor. Çalışması özellikle Türkiye'deki kentli orta sınıf kadınların güzellik pratiklerini antropolojik açıdan tartışıyor.

AnthroSource

Bence Türkiye'deki tartışmayı anlamanın anahtarı da burada.

Bir kadın makyaj yaptığında gerçekten sadece “güzel görünmek” mi istiyor? Yoksa bazen toplumun kendisinden beklediği “bakımlı kadın” görüntüsünü mü yerine getiriyor?

Belki ikisi birden.

Endonezya Örneği: Uyum mu, Özgürlük mü?

Endonezya'daki akademik araştırmalar bu tartışmanın ne kadar karmaşık olabileceğini gösteriyor.

Gadjah Mada Üniversitesi'nden antropolog Suzie Handajani'nin çalışması, Endonezyalı kadınların makyaj pratiklerini toplumsal cinsiyet ideolojisi, güzellik normları ve kişisel irade açısından ele alıyor. Araştırmada kadınların bir yandan toplumun güzellik beklentilerine uyum sağladıkları, diğer yandan makyaj uygulamalarını kendi özgürlükleri ve özneleşmeleri üzerinden anlamlandırabildikleri ortaya konuyor.

Journal UGM

Bu bana göre oldukça önemli bir sonuç.

Çünkü dışarıdan bakıp “Makyaj yapan kadın toplumun baskısına boyun eğiyor” demek kadar, “Makyaj yapan kadın tamamen özgür bir bireydir” demek de eksik olabilir.

İnsan davranışları çoğu zaman bu ikisinin arasında bulunuyor.

Batı Toplumlarında Makyaj: Kişisel İfade ve Profesyonel Görünüm

Batı toplumlarında makyaj daha çok bireysel ifade, kişisel stil ve özgüven üzerinden anlatılabiliyor. Ancak burada da toplumsal baskı tamamen ortadan kalkmış değil.

Örneğin kozmetik kullanımının insanların bir kişiyi nasıl değerlendirdiğini araştıran akademik çalışmalardan birinde, makyajlı kadınların daha sağlıklı, özgüvenli ve bazı mesleklerde daha yüksek kazanç potansiyeline sahip olarak algılanabildiği bulunmuştu.

Wiley Online Library

Bu oldukça düşündürücü.

Çünkü o zaman makyaj yalnızca “kişisel zevk” olmaktan çıkıp sosyal ve ekonomik sonuçları olan bir davranış haline gelebiliyor.

Bir kadın iş görüşmesine giderken makyaj yapmayı gerçekten tamamen özgürce seçiyor olabilir. Fakat “bakımlı görünmek” beklentisinin işe alım sürecindeki algıyı etkilediğini biliyorsa, bu seçim ne kadar özgürdür?

Aynı soru erkekler için de sorulabilir.

Erkekler ve Makyaj: Değişen Güzellik Algısı

Makyajı yalnızca kadınlar üzerinden tartışmak günümüzde giderek daha yetersiz hale geliyor.

Tarih boyunca erkeklerin de kozmetik kullandığı örnekler mevcut. Eski Mısır bunun güçlü örneklerinden biridir. Günümüzde ise erkek bakım ürünleri, cilt bakımı, saç şekillendirme, kapatıcı ürünler ve sahne makyajı birçok toplumda daha görünür hale geldi.

Egyptian Museum

Ancak erkekler ve kadınlar üzerindeki toplumsal beklentiler aynı biçimde çalışmıyor.

Burada “erkekler bireysel başarıya, kadınlar toplumsal ilişkilere odaklanır” gibi kesin bir cinsiyet genellemesi yapmak doğru olmaz. İnsanlar bundan çok daha karmaşık.

Fakat toplumsal rollerin farklı yönlendirmeler oluşturabildiği söylenebilir. Erkeklerden sıklıkla başarı, statü, güç ve profesyonel yeterlilik üzerinden kendilerini göstermeleri beklenirken; kadınlar üzerinde görünüş, sosyal uyum, bakım ve ilişkisel kabul konusunda daha yoğun beklentiler oluşabiliyor.

Bu nedenle bir erkeğin görünüşüne yatırım yapması bazen “kendine yatırım” veya “başarı imajı” olarak değerlendirilirken, kadının makyajı daha kolay biçimde “güzellik yükümlülüğü” haline gelebiliyor.

Bu farkın kendisi bile toplumsal cinsiyet açısından üzerinde düşünülmesi gereken bir konu.

Küreselleşme Makyaj Anlayışını Nasıl Değiştirdi?

Bugün İstanbul'da, Jakarta'da, Paris'te veya Kahire'de yaşayan bir genç aynı kozmetik markasını sosyal medyada görebiliyor.

Susan Ossman'ın Paris, Kahire ve Kazablanka'daki güzellik salonlarını karşılaştıran antropolojik çalışması, küreselleşmenin güzellik imgelerini farklı toplumlara taşıdığını; fakat bu imgelerin her toplumda aynı şekilde yaşanmadığını ortaya koyuyor. Medya, reklam ve moda farklı kültürlere ulaşırken yerel değerlerle yeniden yorumlanıyor.

Duke University Press

Bence küreselleşmenin en ilginç sonucu tam olarak bu: Dünya güzellik standartları bakımından birbirine yaklaşırken, insanların bu standartlara yüklediği anlamlar tamamen aynılaşmıyor.

Bir Türk kadınının Kore makyaj trendinden etkilenmesi onu kültürel olarak Koreli yapmaz. Aynı şekilde Batılı bir güzellik trendinin Türkiye'de popülerleşmesi, o trendin dinî ve toplumsal bağlamdan bağımsız yaşanacağı anlamına gelmez.

Yerel kültür, küresel ürünü yeniden yorumlar.

Makyajın Hükmünü Belirlerken Neye Bakmalı?

Konuyu toparlarsak, İslam açısından makyajı tek bir cümleyle “helaldir” veya “haramdır” diye sınıflandırmak çoğu durumda yeterli değildir.

Şunları birbirinden ayırmak gerekir:

Makyaj yapmak: Tek başına her durumda haram kabul edilen bir eylem değildir.

Abdest: Makyaj suyun cilde ulaşmasını engelliyorsa ürünün temizlenmesi gerekir.

موقع دار الإفتاء المصرية

+1

Namaz: Abdest geçerliyse ve kozmetik dinî açıdan necis bir unsur taşımıyorsa, makyajın varlığı tek başına namazı geçersiz hale getiren bir unsur olarak değerlendirilmez.

Islam-QA

+1

Dışarıda makyaj kullanımı: Burada ziynet, mahremiyet, niyet ve kişinin bulunduğu sosyal ortamla ilgili farklı fıkhî değerlendirmeler devreye girer.

Kuran.com

Ürün içeriği: Kozmetik malzemenin dinî açıdan uygunluğu ayrıca incelenebilir.

Aşırılık: Sadece “makyaj var mı?” değil, kullanım biçimi ve amacı da önem taşır.

Burada özellikle farklı mezhep ve âlimlerin ayrıntılarda farklı görüşlere sahip olabileceğini de unutmamak gerekir. Bu nedenle kişinin bağlı olduğu mezhep veya güvendiği ehil bir din âliminin görüşünü esas alması daha sağlıklı olur.

Asıl Tartışma Belki de Makyajdan Daha Büyük

Bana göre makyaj tartışmasının en ilginç tarafı, aslında makyajdan daha büyük bir soruyu gündeme getirmesi:

İnsan kendi görünüşünü ne ölçüde özgürce belirleyebilir?

Bir kadın makyaj yaptığında bunu kendisi için yapıyor olabilir. Eşi için olabilir. İş hayatındaki beklentiler nedeniyle olabilir. Arkadaş çevresinden etkilenmiş olabilir. Sosyal medyadaki güzellik standartlarının etkisinde kalmış olabilir. Bunların hepsi aynı anda gerçekleşebilir.

Aynı durum erkekler için de geçerlidir.

Bu nedenle makyajı yalnızca “kadınların süslenmesi” olarak görmek, modern toplumdaki gerçekliği açıklamakta yetersiz kalıyor.

Daha doğru soru belki de şu:

Ben neden makyaj yapıyorum veya neden yapmıyorum?

Güzel görünmek istediğim için mi?

Toplumun benden bunu beklediğini düşündüğüm için mi?

Kendimi daha özgüvenli hissettiğim için mi?

Dinî hassasiyetlerim nedeniyle mi?

Yoksa artık güzellik anlayışının bize dayattığı standartları sorguladığım için mi?

Bu soruların cevapları kişiden kişiye değişecektir.

Sonuçta makyaj, insanlık tarihinin farklı dönemlerinde farklı anlamlar kazanmış bir uygulama. Eski Mısır'da estetik, sağlık ve ritüel boyutları bulunabiliyordu; modern Endonezya'da kadınların kimlik ve toplumsal cinsiyet deneyimleriyle kesişebiliyor; Türkiye'de din, aile, modernleşme ve sosyal medya arasında yeni anlamlar kazanabiliyor; Batı toplumlarında ise kişisel ifade kadar profesyonel görünüm ve sosyal algıyla da ilişkili olabiliyor.

Egyptian Museum

+2

Journal UGM

+2

İslam açısından bakıldığında ise makyajın kendisini otomatik olarak yasak kabul etmek yerine amaç, ortam, mahremiyet, kullanılan ürün ve abdest açısından suyun cilde ulaşması gibi ayrıntıları dikkate almak gerekiyor.

Belki de en sağlıklı yaklaşım, başkalarının makyaj tercihleri üzerinden hızlı hükümler vermek yerine hem dinî hükmü hem de insanın niyetini ve içinde bulunduğu kültürel şartları anlamaya çalışmak.

Çünkü yüzümüze sürdüğümüz küçük bir kozmetik ürününün arkasında bile bazen din, kimlik, aile, toplum, ekonomi, özgürlük ve güzellik anlayışı gibi kocaman meseleler bulunabiliyor.

Ve insan ister istemez şu soruyu kendine soruyor:

Güzellik gerçekten bizim seçtiğimiz bir şey mi, yoksa toplum bize neyi güzel bulmamız gerektiğini yavaş yavaş öğretiyor mu?
 
Üst