Baris
Yeni Üye
Besi Hayvanına Mısır Silajı Verilir mi? Bilimsel Verilerle Besleme ve Performans Analizi
Besi Hayvanına Mısır Silajı Verilir mi? Konuya Biraz Daha Yakından Bakalım
Besi sığırcılığıyla ilgilenen biri olarak “Besi hayvanına mısır silajı verilir mi?” sorusunu ilk duyduğumda bunun basit bir evet-hayır sorusu olduğunu düşünmek kolay geliyor. Fakat konuya bilimsel araştırmalar üzerinden bakınca cevap oldukça farklılaşıyor: Evet, besi hayvanlarına mısır silajı verilebilir; ancak asıl mesele mısır silajının verilip verilmemesi değil, hangi kalitede, hangi miktarda, hangi besin maddeleriyle birlikte ve besinin hangi döneminde kullanıldığıdır.
Özellikle mısır silajının enerji değeri, nişasta düzeyi, kuru madde oranı, lif sindirilebilirliği, tane işleme derecesi ve fermantasyon kalitesi hayvanın kuru madde tüketimini ve canlı ağırlık artışını etkileyebilir.
Bu nedenle konuyu yalnızca “mısır silajı kilo aldırır mı?” şeklinde değil; rumen fermantasyonu, enerji kullanımı, yem tüketimi, yemden yararlanma, karkas performansı ve ekonomik sonuçlar açısından incelemek daha doğru olacaktır.
Üstelik bilimsel literatürde birbirinden farklı sonuçlar bulunması da konuyu ilginç hale getiriyor. Örneğin bazı çalışmalarda mısır silajının performansı desteklediği görülürken, başka çalışmalarda aynı yem materyalinin kalitesi veya kullanım düzeyi değiştiğinde sonuçların farklılaştığı görülüyor.
Mısır Silajının Besi Sığırındaki Temel Besin Değeri Nedir?
Mısır silajı, bütün mısır bitkisinin uygun gelişme döneminde biçilip anaerobik koşullarda fermente edilmesiyle elde edilen bir kaba yemdir. İçeriğinde gövde, yaprak, koçan ve tane bulunur. Bu nedenle klasik kuru otlardan farklı olarak yalnızca lif kaynağı değildir; aynı zamanda önemli miktarda nişasta ve fermente edilebilir enerji sağlayabilir.
Burada kritik nokta kuru maddedir. Hayvana “10 kg mısır silajı” verildiğini söylemek tek başına besleme açısından yeterli bilgi sağlamaz. Çünkü 10 kg yaş silajın içerdiği gerçek besin maddesi miktarı, silajın kuru madde oranına göre ciddi şekilde değişebilir.
Bilimsel çalışmalarda da mısır silajının hasat olgunluğu ve kuru madde düzeyinin besin değerini değiştirdiği gösterilmiştir. Mısır bitkisinin olgunlaşmasıyla tane içindeki nişastanın miktarı ve kullanılabilirliği değişirken, bitkinin lif yapısı da sindirimi etkileyebilir. Bu nedenle silajın yalnızca “mısır silajı” olarak tanımlanması rasyon formülasyonu açısından yetersizdir.
Benim burada özellikle üzerinde durulmasını önemli bulduğum nokta şu: Aynı tarladan gelen iki mısır silajı bile aynı yem değeriyle değerlendirilmemelidir.
Hasat zamanı, kuru madde, tane gelişimi, hibrit özellikleri, parçalama, tane kırılma derecesi ve depolama koşulları sonucu değiştirebilir.
Bilimsel Araştırmalar Mısır Silajının Besi Performansına Ne Diyor?
Bu sorunun cevabını görmek için yalnızca saha gözlemlerine değil, kontrollü hayvan deneylerine bakmak gerekiyor.
Örneğin Zhang ve arkadaşlarının 2020 yılında yayımlanan çalışmasında 40 Simmental erkek sığır 120 gün boyunca farklı mısır silajı ve Leymus chinensis silajı oranlarını içeren rasyonlarla beslenmiştir. Hayvanlar rastgele gruplara ayrılmış, toplam rasyonların kaba yem/konsantre oranı %60/%40 olacak şekilde deney yürütülmüştür. Araştırmacılar yem tüketimi, canlı ağırlık artışı, sindirim katsayıları ve rumen özelliklerini değerlendirmiştir. Çalışmada mısır silajı oranı daha yüksek olan bazı gruplarda büyüme performansı ve besin maddesi kullanımının daha iyi olduğu görülmüş, %67 mısır silajı ve %33 diğer silaj kombinasyonu araştırma koşullarında olumlu sonuç vermiştir.
Burada önemli bir ayrıntı var: Bu sonuç “her besi hayvanına rasyonun %67'si kadar mısır silajı verilmelidir” anlamına gelmez. Çünkü araştırmanın rasyon yapısı, hayvanların canlı ağırlığı, kullanılan diğer silajın özellikleri ve deney koşulları farklıdır.
Bu ayrımı yapmak bilimsel beslemenin temel noktalarından biridir.
Başka bir araştırmada 72 erkek besi sığırında mısır silajının farklı olgunluk ve kullanım seviyeleri incelenmiştir. Araştırmacılar kuru madde tüketimi, canlı ağırlık artışı, karkas kazanımı ve lif sindirimini ölçmüşlerdir. Sonuçlarda mısır silajının performans üzerindeki etkisinin hasat olgunluğu ve rasyondaki kullanım düzeyiyle birlikte değiştiği görülmüştür. Daha olgun ve daha yüksek kuru maddeli silajın bazı koşullarda karkas kazanımını artırdığı bildirilmiştir.
Dolayısıyla “mısır silajı besi hayvanını yavaş büyütür” şeklindeki genel bir ifade bilimsel verilerle desteklenemeyeceği gibi, “ne kadar çok mısır silajı verirsek o kadar hızlı kilo alır” düşüncesi de doğru değildir.
Mısır Silajındaki Nişasta Neden Bu Kadar Önemli?
Mısır silajının besi hayvanları açısından önemli avantajlarından biri nişasta içermesidir.
Nişasta, rumen mikroorganizmaları tarafından fermente edilerek uçucu yağ asitlerinin oluşumuna katkı sağlar. Özellikle propiyonat, ruminantların enerji metabolizmasında önemli bir rol oynar.
Fakat burada da bir denge söz konusudur.
Mısır silajının tane kısmındaki nişasta yeterince erişilebilir değilse hayvan, silajda bulunan toplam nişastanın tamamından yararlanamayabilir. Bu nedenle tane kırılması ve mekanik işleme önemlidir.
Hakemli bir araştırmada mısır silajının mekanik olarak işlenmesinin nişasta sindirimini artırdığı bildirilmiştir. Araştırmada ayrıca hibrit tipi ve hasat olgunluğunun da sindirilebilirliği değiştirdiği görülmüştür.
Daha eski ancak temel niteliği yüksek bir derleme çalışmasında da hasat olgunluğu ve mekanik işlemenin mısır silajının besin değerini etkilediği; tane kırılması ve bitki materyalinin uygun şekilde işlenmesinin nişasta ve lif sindirimini iyileştirebildiği belirtilmiştir.
Bu nedenle dışarıdan bakıldığında “taneli mısır silajı” ile “iyi değerlendirilmiş, taneleri yeterince parçalanmış mısır silajı” aynı şey değildir.
Mısır Silajı Verirken Protein Konusu Gözden Kaçırılmamalı
Mısır silajının önemli bir avantajı enerji sağlamasıdır; ancak protein açısından rasyonun tamamını tek başına karşılayacağı varsayılmamalıdır.
Besi hayvanının yaşına, canlı ağırlığına ve günlük canlı ağırlık artışı hedeflerine bağlı olarak rasyondaki ham protein ve özellikle kullanılabilir protein miktarının hesaplanması gerekir.
Burada “mısır silajı veriyorum, hayvan yeterince besleniyor” yaklaşımı eksik kalır.
Rasyonun tamamına bakmak gerekir:
- Mısır silajı
- Kuru ot veya başka kaba yemler
- Arpa, mısır veya diğer tahıllar
- Protein kaynakları
- Mineral ve vitaminler
- Tuz
- Gerekli durumlarda yem katkıları
Bu bileşenlerin birbirleriyle ilişkisi değerlendirilmeden yalnızca bir yem maddesi üzerinden sonuç çıkarmak doğru değildir.
Mısır Silajı Hayvanı Çok Şişirir mi?
Sahada sık duyulan sorulardan biri de budur.
Burada “şişkinlik” ile aşırı enerji tüketimi, rumen fermentasyonu ve gerçek gaz şişkinliğini birbirinden ayırmak gerekir.
Mısır silajı uygun şekilde hazırlanmış ve dengeli bir rasyon içinde kullanıldığında besi sığırları için yararlı bir kaba yem olabilir. Ancak yüksek miktarda hızla fermente olabilen karbonhidrat içeren bir rasyona kontrolsüz şekilde eklenmesi rumen fermentasyon dengesini değiştirebilir.
Özellikle mısır silajına ek olarak yüksek miktarda öğütülmüş veya işlenmiş tahıl verilen rasyonlarda toplam nişasta yükünün hesaplanması gerekir.
Burada veteriner hekim ve zooteknist tarafından rasyonun kuru madde üzerinden değerlendirilmesi önemlidir. Çünkü hayvanın önündeki yemin yaş ağırlığı, gerçek besin maddesi tüketimini doğrudan göstermeyebilir.
Mısır Silajının Kalitesi Nasıl Anlaşılır?
Silajın rengi ve kokusu ilk değerlendirme için fikir verebilir; fakat bilimsel açıdan yeterli değildir.
Daha güvenilir değerlendirme için laboratuvar analizi gerekir.
Özellikle şu parametreler incelenebilir:
Kuru madde: Hayvanın gerçek besin maddesi alımını hesaplamada temel verilerden biridir.
Ham protein: Rasyonun protein dengesinin değerlendirilmesine yardımcı olur.
NDF ve ADF: Lif yapısı ve potansiyel sindirilebilirlik hakkında bilgi verir.
Nişasta: Özellikle yüksek performans hedeflenen besilerde enerji değerinin değerlendirilmesi açısından önemlidir.
pH ve fermantasyon göstergeleri: Silajın korunma ve fermantasyon kalitesi hakkında bilgi sağlar.
Kül: Toprak bulaşması gibi sorunlar hakkında ipucu verebilir.
Bunun yanında yem analizini hayvanın tüketim verileriyle birlikte değerlendirmek gerekir. Laboratuvar sonucunun tek başına “iyi” veya “kötü” şeklinde yorumlanması da doğru değildir.
Silajda Küf Görürsem Ne Yapmalıyım?
Bence bu konu, “mısır silajı verilir mi?” sorusundan daha fazla konuşulmalı.
Silajın uygun şekilde fermente edilmemesi veya yemleme sırasında havayla uzun süre temas etmesi küf gelişimine yol açabilir. Bunun sonucunda mikotoksin riski ortaya çıkabilir.
Ogunade ve arkadaşlarının hakemli derlemesinde silajlarda aflatoksinler, fumonisinler, trichothecenler, zearalenon ve diğer bazı mikotoksinlerin bulunabileceği; uygun silolama ve aerobik stabilitenin bu risklerin yönetiminde önemli olduğu belirtilmektedir.
Daha yakın tarihli bir literatür taraması da sığırların kontamine tahıl, silaj ve diğer kaba yemlerle mikotoksinlere maruz kalabileceğini ortaya koymaktadır.
Bu nedenle küflü, kötü kokulu, ısınmış veya belirgin şekilde bozulmuş silajı “hayvan nasılsa yer” düşüncesiyle kullanmak doğru bir yaklaşım değildir.
Silajın Fermantasyon Kalitesi Performansı Değiştirebilir mi?
Evet.
Bu konuda da kontrollü araştırmalar var.
Mısır silajına Lactobacillus hilgardii ve Lactobacillus buchneri içeren inokulantların uygulandığı bir araştırmada, inokulasyonun aerobik stabiliteyi iyileştirdiği ve maya-küf sayılarında azalma sağladığı bildirilmiştir. Çalışmada farklı hayvan gruplarında yem tüketimi, sindirim ve yemden yararlanma gibi parametreler de değerlendirilmiştir.
Bu tür çalışmaların bize gösterdiği şey, “silajın içine şu katkıyı koyarsan kesinlikle daha fazla kilo aldırır” gibi basit bir sonuç değildir. Daha doğru yorum, silajın mikrobiyolojik ve fermentatif kalitesinin yem güvenliği ve besin maddelerinin korunması açısından önemli olduğudur.
Mısır Silajı Karkas Kalitesini de Etkileyebilir mi?
Besi performansını değerlendirirken yalnızca günlük canlı ağırlık artışına bakmak yeterli değildir.
Karkas ağırlığı, randıman, yağlanma, mermerleşme ve yemden yararlanma gibi parametreler de ekonomik açıdan önem taşır.
Finisaj dönemindeki sığırlarda mısır silajı ile farklı tahıl kaynaklarının birlikte değerlendirildiği kontrollü bir çalışmada, mısır silajı kullanılan gruplarda sıcak karkas ağırlığının arpa silajı kullanılan gruba kıyasla daha yüksek olduğu bildirilmiştir. Bununla birlikte günlük canlı ağırlık artışı bakımından gruplar arasında anlamlı farklılık bulunmamıştır.
Bu örnek çok değerli çünkü bize önemli bir metodolojik ders veriyor:
Bir yemin faydasını yalnızca canlı ağırlık artışıyla ölçmek yanlış sonuçlara götürebilir.
Hayvan aynı hızda kilo alırken daha ağır karkas verebilir veya aynı canlı ağırlık artışını daha fazla yem tüketerek gerçekleştirebilir.
Dolayısıyla yem değerlendirmesinde performans göstergelerinin birlikte ele alınması gerekir.
Erkek ve Kadınların Konuya Bakışı Farklı Olabilir mi?
Hayvancılık tartışmalarında erkeklerin daha çok yem tüketimi, kilogram başına maliyet, günlük canlı ağırlık artışı, yemden yararlanma oranı ve karkas ağırlığı gibi sayısal göstergelere odaklandığını; kadınların ise hayvan refahı, iş yükü, aile ekonomisi, yem hazırlama zahmeti ve hayvana günlük bakım gibi sosyal boyutları daha fazla gündeme getirebildiğini söyleyen gözlemlerle karşılaşabiliyoruz.
Ancak bunu biyolojik bir “erkekler böyledir, kadınlar şöyledir” kuralına dönüştürmek doğru olmaz.
Çiftlikteki rol, deneyim, eğitim, ekonomik sorumluluk ve kişisel ilgi alanı cinsiyetten çok daha açıklayıcı olabilir. Örneğin kadın bir yetiştirici son derece ayrıntılı bir yem maliyeti hesabı yapabilir; erkek bir yetiştirici ise hayvanın stresini ve refahını öncelikli konu olarak görebilir.
Bu nedenle farklı bakış açılarını karşı karşıya koymak yerine birleştirmek daha anlamlıdır.
Bir yetiştiricinin “Bu silaj hayvana kaç TL/kg canlı ağırlık artışı sağlıyor?” sorusu kadar, başka bir yetiştiricinin “Hayvan bu rasyonda rahat tüketiyor mu, dışkısı ve geviş getirmesi nasıl?” sorusu da önemlidir.
Bilimsel yaklaşım zaten bu iki alanı birbirinden ayırmaz: performans ölçümleri ile hayvanın biyolojik yanıtları birlikte değerlendirilir.
Araştırmalar Nasıl Yapılıyor? Sonuçları Okurken Nelere Dikkat Etmeliyiz?
Bir besleme araştırmasının güvenilirliğini değerlendirirken yalnızca sonuç cümlesine bakmamak gerekiyor.
Örneğin yukarıda bahsedilen çalışmaların bazıları rastgele hayvan grupları kullanmış, belirli sürelerde kontrollü rasyonlar uygulamış ve canlı ağırlık artışı, kuru madde tüketimi, sindirim veya karkas özelliklerini istatistiksel modellerle karşılaştırmıştır. Zhang ve arkadaşlarının çalışmasında 40 Simmental hayvanın dört farklı rasyon grubuna ayrılması buna örnektir.
Başka bir araştırmada ise 60 erkek sığır farklı hasat dönemlerinde elde edilen mısır silajlarıyla beslenmiş ve hayvanların metan emisyonu, yem tüketimi, sindirim, performans ve karkas özellikleri birlikte incelenmiştir.
Burada dikkat edilmesi gereken nokta şudur:
Bir araştırmanın sonucunu doğrudan her çiftliğe aktarmak mümkün değildir.
Çünkü hayvan ırkı, canlı ağırlık, iklim, silajın kuru maddesi, rasyonun enerji/protein yoğunluğu, yemlik yönetimi ve genetik özellikler sonucu değiştirebilir.
Bilimsel makaleleri okurken “Bu çalışma hangi hayvanlarda, kaç hayvanla, kaç gün boyunca ve hangi rasyonla yapıldı?” sorularını sormak bu nedenle çok değerlidir.
Peki Besi Hayvanına Ne Kadar Mısır Silajı Verilmeli?
Burada tek bir kilogram rakamı vermek bilimsel açıdan doğru olmaz.
Miktar; hayvanın canlı ağırlığına, yaşına, besi dönemine, hedeflenen günlük canlı ağırlık artışına, silajın kuru madde ve nişasta içeriğine ve rasyonun geri kalanına göre belirlenmelidir.
Örneğin yaş ağırlık üzerinden verilen “hayvan başına 20 kg mısır silajı” ifadesi, silajların kuru madde oranları farklıysa iki çiftlikte tamamen farklı besin maddesi tüketimi anlamına gelebilir.
Bu nedenle rasyonların kuru madde bazında hesaplanması çok daha sağlıklıdır.
Ayrıca mısır silajının rasyona eklenmesiyle birlikte diğer kaba yemlerin ve tahılların miktarı da yeniden değerlendirilmelidir. Silaj eklenip mevcut rasyonun tamamının üzerine konulması, toplam enerji veya nişasta alımını gereksiz yere yükseltebilir.
Benim İçin En Önemli Sonuç: “Mısır Silajı Verilir mi?” Yerine Hangi Soruyu Sormalıyız?
Bilimsel veriler ışığında cevap oldukça net:
Evet, mısır silajı besi sığırlarında kullanılabilir ve uygun kalitede, doğru miktarda ve dengeli bir rasyon içerisinde önemli bir kaba yem ve enerji kaynağı olabilir.
Fakat “mısır silajı verilir” cümlesi tek başına fazla bir şey anlatmıyor.
Asıl sorular şunlar olmalı:
Silajın kuru maddesi kaç?
Nişasta düzeyi nedir?
Taneler yeterince parçalanmış mı?
NDF ve ADF değerleri nedir?
Silajın fermantasyon kalitesi nasıl?
Küf veya mikotoksin riski var mı?
Hayvan günlük ne kadar kuru madde tüketiyor?
Günlük canlı ağırlık artışı ne durumda?
Yemden yararlanma oranı nasıl?
Rasyonun toplam protein ve enerji dengesi uygun mu?
Karkas sonucu hedeflenen ekonomik değeri sağlıyor mu?
Bu soruların cevapları olmadan “mısır silajı iyi yemdir” veya “beside kullanılmaz” demek fazla genelleyici olur.
Sonuç: Mısır Silajı Bir Yem Maddesidir, Tek Başına Bir Besi Sistemi Değildir
Mısır silajının besi sığırlarında kullanılmasına ilişkin hakemli araştırmalar, uygun kalite ve rasyon koşullarında bu yemin değerli bir seçenek olabileceğini gösteriyor. Ancak performansın yalnızca silajın varlığına değil; hasat olgunluğu, kuru madde, nişasta erişilebilirliği, lif sindirilebilirliği, mekanik işleme, fermantasyon kalitesi ve rasyonun bütününe bağlı olduğu görülüyor.
Özellikle yüksek performanslı besilerde mısır silajının diğer tahıllarla birlikte kullanılması durumunda toplam nişasta ve enerji yükünün hesaplanması gerekiyor. Aynı zamanda silajın kaliteli ve güvenli olması, yemlik yönetiminin iyi yapılması ve bozulmuş materyalin hayvana verilmemesi önem taşıyor.
Bence tartışmanın en ilginç tarafı da burada başlıyor: Bir çiftlikte çok iyi sonuç veren mısır silajı başka bir işletmede neden aynı sonucu vermeyebilir?
Bunun cevabı muhtemelen “mısır silajı iyi mi kötü mü?” sorusundan çok daha karmaşık.
Sizce besi işletmelerinde mısır silajının kullanımında en kritik değişken hangisi: silajın kuru maddesi mi, nişasta düzeyi mi, hayvan başına verilen miktar mı, yoksa rasyonun tamamının dengesi mi? Ve sahadaki tecrübenizde laboratuvar analizleri ile hayvanların gerçek performansı ne kadar örtüşüyor?
Kaynaklar ve bilimsel dayanaklar: Zhang ve ark. (2020), Journal of Animal Physiology and Animal Nutrition; McGeough ve ark. (2010), Journal of Animal Science; Tjardes ve ark. (2000), Journal of Animal Science; Ferraretto ve Shaver (2015), Journal of Dairy Science; Ogunade ve ark. (2018), Journal of Dairy Science.
Pratik Rasyon Kontrol Listesi EkleTekrarlanan Bölümleri Sıkılaştır
Pratik Rasyon Kontrol Listesi Ekle
Tekrarlanan Bölümleri Sıkılaştır
Girişte Samimi Deneyimi Somutlaştır
Besi Hayvanına Mısır Silajı Verilir mi? Konuya Biraz Daha Yakından Bakalım
Besi sığırcılığıyla ilgilenen biri olarak “Besi hayvanına mısır silajı verilir mi?” sorusunu ilk duyduğumda bunun basit bir evet-hayır sorusu olduğunu düşünmek kolay geliyor. Fakat konuya bilimsel araştırmalar üzerinden bakınca cevap oldukça farklılaşıyor: Evet, besi hayvanlarına mısır silajı verilebilir; ancak asıl mesele mısır silajının verilip verilmemesi değil, hangi kalitede, hangi miktarda, hangi besin maddeleriyle birlikte ve besinin hangi döneminde kullanıldığıdır.
Özellikle mısır silajının enerji değeri, nişasta düzeyi, kuru madde oranı, lif sindirilebilirliği, tane işleme derecesi ve fermantasyon kalitesi hayvanın kuru madde tüketimini ve canlı ağırlık artışını etkileyebilir.
Bu nedenle konuyu yalnızca “mısır silajı kilo aldırır mı?” şeklinde değil; rumen fermantasyonu, enerji kullanımı, yem tüketimi, yemden yararlanma, karkas performansı ve ekonomik sonuçlar açısından incelemek daha doğru olacaktır.
Üstelik bilimsel literatürde birbirinden farklı sonuçlar bulunması da konuyu ilginç hale getiriyor. Örneğin bazı çalışmalarda mısır silajının performansı desteklediği görülürken, başka çalışmalarda aynı yem materyalinin kalitesi veya kullanım düzeyi değiştiğinde sonuçların farklılaştığı görülüyor.
Mısır Silajının Besi Sığırındaki Temel Besin Değeri Nedir?
Mısır silajı, bütün mısır bitkisinin uygun gelişme döneminde biçilip anaerobik koşullarda fermente edilmesiyle elde edilen bir kaba yemdir. İçeriğinde gövde, yaprak, koçan ve tane bulunur. Bu nedenle klasik kuru otlardan farklı olarak yalnızca lif kaynağı değildir; aynı zamanda önemli miktarda nişasta ve fermente edilebilir enerji sağlayabilir.
Burada kritik nokta kuru maddedir. Hayvana “10 kg mısır silajı” verildiğini söylemek tek başına besleme açısından yeterli bilgi sağlamaz. Çünkü 10 kg yaş silajın içerdiği gerçek besin maddesi miktarı, silajın kuru madde oranına göre ciddi şekilde değişebilir.
Bilimsel çalışmalarda da mısır silajının hasat olgunluğu ve kuru madde düzeyinin besin değerini değiştirdiği gösterilmiştir. Mısır bitkisinin olgunlaşmasıyla tane içindeki nişastanın miktarı ve kullanılabilirliği değişirken, bitkinin lif yapısı da sindirimi etkileyebilir. Bu nedenle silajın yalnızca “mısır silajı” olarak tanımlanması rasyon formülasyonu açısından yetersizdir.
Benim burada özellikle üzerinde durulmasını önemli bulduğum nokta şu: Aynı tarladan gelen iki mısır silajı bile aynı yem değeriyle değerlendirilmemelidir.
Hasat zamanı, kuru madde, tane gelişimi, hibrit özellikleri, parçalama, tane kırılma derecesi ve depolama koşulları sonucu değiştirebilir.
Bilimsel Araştırmalar Mısır Silajının Besi Performansına Ne Diyor?
Bu sorunun cevabını görmek için yalnızca saha gözlemlerine değil, kontrollü hayvan deneylerine bakmak gerekiyor.
Örneğin Zhang ve arkadaşlarının 2020 yılında yayımlanan çalışmasında 40 Simmental erkek sığır 120 gün boyunca farklı mısır silajı ve Leymus chinensis silajı oranlarını içeren rasyonlarla beslenmiştir. Hayvanlar rastgele gruplara ayrılmış, toplam rasyonların kaba yem/konsantre oranı %60/%40 olacak şekilde deney yürütülmüştür. Araştırmacılar yem tüketimi, canlı ağırlık artışı, sindirim katsayıları ve rumen özelliklerini değerlendirmiştir. Çalışmada mısır silajı oranı daha yüksek olan bazı gruplarda büyüme performansı ve besin maddesi kullanımının daha iyi olduğu görülmüş, %67 mısır silajı ve %33 diğer silaj kombinasyonu araştırma koşullarında olumlu sonuç vermiştir.
Burada önemli bir ayrıntı var: Bu sonuç “her besi hayvanına rasyonun %67'si kadar mısır silajı verilmelidir” anlamına gelmez. Çünkü araştırmanın rasyon yapısı, hayvanların canlı ağırlığı, kullanılan diğer silajın özellikleri ve deney koşulları farklıdır.
Bu ayrımı yapmak bilimsel beslemenin temel noktalarından biridir.
Başka bir araştırmada 72 erkek besi sığırında mısır silajının farklı olgunluk ve kullanım seviyeleri incelenmiştir. Araştırmacılar kuru madde tüketimi, canlı ağırlık artışı, karkas kazanımı ve lif sindirimini ölçmüşlerdir. Sonuçlarda mısır silajının performans üzerindeki etkisinin hasat olgunluğu ve rasyondaki kullanım düzeyiyle birlikte değiştiği görülmüştür. Daha olgun ve daha yüksek kuru maddeli silajın bazı koşullarda karkas kazanımını artırdığı bildirilmiştir.
Dolayısıyla “mısır silajı besi hayvanını yavaş büyütür” şeklindeki genel bir ifade bilimsel verilerle desteklenemeyeceği gibi, “ne kadar çok mısır silajı verirsek o kadar hızlı kilo alır” düşüncesi de doğru değildir.
Mısır Silajındaki Nişasta Neden Bu Kadar Önemli?
Mısır silajının besi hayvanları açısından önemli avantajlarından biri nişasta içermesidir.
Nişasta, rumen mikroorganizmaları tarafından fermente edilerek uçucu yağ asitlerinin oluşumuna katkı sağlar. Özellikle propiyonat, ruminantların enerji metabolizmasında önemli bir rol oynar.
Fakat burada da bir denge söz konusudur.
Mısır silajının tane kısmındaki nişasta yeterince erişilebilir değilse hayvan, silajda bulunan toplam nişastanın tamamından yararlanamayabilir. Bu nedenle tane kırılması ve mekanik işleme önemlidir.
Hakemli bir araştırmada mısır silajının mekanik olarak işlenmesinin nişasta sindirimini artırdığı bildirilmiştir. Araştırmada ayrıca hibrit tipi ve hasat olgunluğunun da sindirilebilirliği değiştirdiği görülmüştür.
Daha eski ancak temel niteliği yüksek bir derleme çalışmasında da hasat olgunluğu ve mekanik işlemenin mısır silajının besin değerini etkilediği; tane kırılması ve bitki materyalinin uygun şekilde işlenmesinin nişasta ve lif sindirimini iyileştirebildiği belirtilmiştir.
Bu nedenle dışarıdan bakıldığında “taneli mısır silajı” ile “iyi değerlendirilmiş, taneleri yeterince parçalanmış mısır silajı” aynı şey değildir.
Mısır Silajı Verirken Protein Konusu Gözden Kaçırılmamalı
Mısır silajının önemli bir avantajı enerji sağlamasıdır; ancak protein açısından rasyonun tamamını tek başına karşılayacağı varsayılmamalıdır.
Besi hayvanının yaşına, canlı ağırlığına ve günlük canlı ağırlık artışı hedeflerine bağlı olarak rasyondaki ham protein ve özellikle kullanılabilir protein miktarının hesaplanması gerekir.
Burada “mısır silajı veriyorum, hayvan yeterince besleniyor” yaklaşımı eksik kalır.
Rasyonun tamamına bakmak gerekir:
- Mısır silajı
- Kuru ot veya başka kaba yemler
- Arpa, mısır veya diğer tahıllar
- Protein kaynakları
- Mineral ve vitaminler
- Tuz
- Gerekli durumlarda yem katkıları
Bu bileşenlerin birbirleriyle ilişkisi değerlendirilmeden yalnızca bir yem maddesi üzerinden sonuç çıkarmak doğru değildir.
Mısır Silajı Hayvanı Çok Şişirir mi?
Sahada sık duyulan sorulardan biri de budur.
Burada “şişkinlik” ile aşırı enerji tüketimi, rumen fermentasyonu ve gerçek gaz şişkinliğini birbirinden ayırmak gerekir.
Mısır silajı uygun şekilde hazırlanmış ve dengeli bir rasyon içinde kullanıldığında besi sığırları için yararlı bir kaba yem olabilir. Ancak yüksek miktarda hızla fermente olabilen karbonhidrat içeren bir rasyona kontrolsüz şekilde eklenmesi rumen fermentasyon dengesini değiştirebilir.
Özellikle mısır silajına ek olarak yüksek miktarda öğütülmüş veya işlenmiş tahıl verilen rasyonlarda toplam nişasta yükünün hesaplanması gerekir.
Burada veteriner hekim ve zooteknist tarafından rasyonun kuru madde üzerinden değerlendirilmesi önemlidir. Çünkü hayvanın önündeki yemin yaş ağırlığı, gerçek besin maddesi tüketimini doğrudan göstermeyebilir.
Mısır Silajının Kalitesi Nasıl Anlaşılır?
Silajın rengi ve kokusu ilk değerlendirme için fikir verebilir; fakat bilimsel açıdan yeterli değildir.
Daha güvenilir değerlendirme için laboratuvar analizi gerekir.
Özellikle şu parametreler incelenebilir:
Kuru madde: Hayvanın gerçek besin maddesi alımını hesaplamada temel verilerden biridir.
Ham protein: Rasyonun protein dengesinin değerlendirilmesine yardımcı olur.
NDF ve ADF: Lif yapısı ve potansiyel sindirilebilirlik hakkında bilgi verir.
Nişasta: Özellikle yüksek performans hedeflenen besilerde enerji değerinin değerlendirilmesi açısından önemlidir.
pH ve fermantasyon göstergeleri: Silajın korunma ve fermantasyon kalitesi hakkında bilgi sağlar.
Kül: Toprak bulaşması gibi sorunlar hakkında ipucu verebilir.
Bunun yanında yem analizini hayvanın tüketim verileriyle birlikte değerlendirmek gerekir. Laboratuvar sonucunun tek başına “iyi” veya “kötü” şeklinde yorumlanması da doğru değildir.
Silajda Küf Görürsem Ne Yapmalıyım?
Bence bu konu, “mısır silajı verilir mi?” sorusundan daha fazla konuşulmalı.
Silajın uygun şekilde fermente edilmemesi veya yemleme sırasında havayla uzun süre temas etmesi küf gelişimine yol açabilir. Bunun sonucunda mikotoksin riski ortaya çıkabilir.
Ogunade ve arkadaşlarının hakemli derlemesinde silajlarda aflatoksinler, fumonisinler, trichothecenler, zearalenon ve diğer bazı mikotoksinlerin bulunabileceği; uygun silolama ve aerobik stabilitenin bu risklerin yönetiminde önemli olduğu belirtilmektedir.
Daha yakın tarihli bir literatür taraması da sığırların kontamine tahıl, silaj ve diğer kaba yemlerle mikotoksinlere maruz kalabileceğini ortaya koymaktadır.
Bu nedenle küflü, kötü kokulu, ısınmış veya belirgin şekilde bozulmuş silajı “hayvan nasılsa yer” düşüncesiyle kullanmak doğru bir yaklaşım değildir.
Silajın Fermantasyon Kalitesi Performansı Değiştirebilir mi?
Evet.
Bu konuda da kontrollü araştırmalar var.
Mısır silajına Lactobacillus hilgardii ve Lactobacillus buchneri içeren inokulantların uygulandığı bir araştırmada, inokulasyonun aerobik stabiliteyi iyileştirdiği ve maya-küf sayılarında azalma sağladığı bildirilmiştir. Çalışmada farklı hayvan gruplarında yem tüketimi, sindirim ve yemden yararlanma gibi parametreler de değerlendirilmiştir.
Bu tür çalışmaların bize gösterdiği şey, “silajın içine şu katkıyı koyarsan kesinlikle daha fazla kilo aldırır” gibi basit bir sonuç değildir. Daha doğru yorum, silajın mikrobiyolojik ve fermentatif kalitesinin yem güvenliği ve besin maddelerinin korunması açısından önemli olduğudur.
Mısır Silajı Karkas Kalitesini de Etkileyebilir mi?
Besi performansını değerlendirirken yalnızca günlük canlı ağırlık artışına bakmak yeterli değildir.
Karkas ağırlığı, randıman, yağlanma, mermerleşme ve yemden yararlanma gibi parametreler de ekonomik açıdan önem taşır.
Finisaj dönemindeki sığırlarda mısır silajı ile farklı tahıl kaynaklarının birlikte değerlendirildiği kontrollü bir çalışmada, mısır silajı kullanılan gruplarda sıcak karkas ağırlığının arpa silajı kullanılan gruba kıyasla daha yüksek olduğu bildirilmiştir. Bununla birlikte günlük canlı ağırlık artışı bakımından gruplar arasında anlamlı farklılık bulunmamıştır.
Bu örnek çok değerli çünkü bize önemli bir metodolojik ders veriyor:
Bir yemin faydasını yalnızca canlı ağırlık artışıyla ölçmek yanlış sonuçlara götürebilir.
Hayvan aynı hızda kilo alırken daha ağır karkas verebilir veya aynı canlı ağırlık artışını daha fazla yem tüketerek gerçekleştirebilir.
Dolayısıyla yem değerlendirmesinde performans göstergelerinin birlikte ele alınması gerekir.
Erkek ve Kadınların Konuya Bakışı Farklı Olabilir mi?
Hayvancılık tartışmalarında erkeklerin daha çok yem tüketimi, kilogram başına maliyet, günlük canlı ağırlık artışı, yemden yararlanma oranı ve karkas ağırlığı gibi sayısal göstergelere odaklandığını; kadınların ise hayvan refahı, iş yükü, aile ekonomisi, yem hazırlama zahmeti ve hayvana günlük bakım gibi sosyal boyutları daha fazla gündeme getirebildiğini söyleyen gözlemlerle karşılaşabiliyoruz.
Ancak bunu biyolojik bir “erkekler böyledir, kadınlar şöyledir” kuralına dönüştürmek doğru olmaz.
Çiftlikteki rol, deneyim, eğitim, ekonomik sorumluluk ve kişisel ilgi alanı cinsiyetten çok daha açıklayıcı olabilir. Örneğin kadın bir yetiştirici son derece ayrıntılı bir yem maliyeti hesabı yapabilir; erkek bir yetiştirici ise hayvanın stresini ve refahını öncelikli konu olarak görebilir.
Bu nedenle farklı bakış açılarını karşı karşıya koymak yerine birleştirmek daha anlamlıdır.
Bir yetiştiricinin “Bu silaj hayvana kaç TL/kg canlı ağırlık artışı sağlıyor?” sorusu kadar, başka bir yetiştiricinin “Hayvan bu rasyonda rahat tüketiyor mu, dışkısı ve geviş getirmesi nasıl?” sorusu da önemlidir.
Bilimsel yaklaşım zaten bu iki alanı birbirinden ayırmaz: performans ölçümleri ile hayvanın biyolojik yanıtları birlikte değerlendirilir.
Araştırmalar Nasıl Yapılıyor? Sonuçları Okurken Nelere Dikkat Etmeliyiz?
Bir besleme araştırmasının güvenilirliğini değerlendirirken yalnızca sonuç cümlesine bakmamak gerekiyor.
Örneğin yukarıda bahsedilen çalışmaların bazıları rastgele hayvan grupları kullanmış, belirli sürelerde kontrollü rasyonlar uygulamış ve canlı ağırlık artışı, kuru madde tüketimi, sindirim veya karkas özelliklerini istatistiksel modellerle karşılaştırmıştır. Zhang ve arkadaşlarının çalışmasında 40 Simmental hayvanın dört farklı rasyon grubuna ayrılması buna örnektir.
Başka bir araştırmada ise 60 erkek sığır farklı hasat dönemlerinde elde edilen mısır silajlarıyla beslenmiş ve hayvanların metan emisyonu, yem tüketimi, sindirim, performans ve karkas özellikleri birlikte incelenmiştir.
Burada dikkat edilmesi gereken nokta şudur:
Bir araştırmanın sonucunu doğrudan her çiftliğe aktarmak mümkün değildir.
Çünkü hayvan ırkı, canlı ağırlık, iklim, silajın kuru maddesi, rasyonun enerji/protein yoğunluğu, yemlik yönetimi ve genetik özellikler sonucu değiştirebilir.
Bilimsel makaleleri okurken “Bu çalışma hangi hayvanlarda, kaç hayvanla, kaç gün boyunca ve hangi rasyonla yapıldı?” sorularını sormak bu nedenle çok değerlidir.
Peki Besi Hayvanına Ne Kadar Mısır Silajı Verilmeli?
Burada tek bir kilogram rakamı vermek bilimsel açıdan doğru olmaz.
Miktar; hayvanın canlı ağırlığına, yaşına, besi dönemine, hedeflenen günlük canlı ağırlık artışına, silajın kuru madde ve nişasta içeriğine ve rasyonun geri kalanına göre belirlenmelidir.
Örneğin yaş ağırlık üzerinden verilen “hayvan başına 20 kg mısır silajı” ifadesi, silajların kuru madde oranları farklıysa iki çiftlikte tamamen farklı besin maddesi tüketimi anlamına gelebilir.
Bu nedenle rasyonların kuru madde bazında hesaplanması çok daha sağlıklıdır.
Ayrıca mısır silajının rasyona eklenmesiyle birlikte diğer kaba yemlerin ve tahılların miktarı da yeniden değerlendirilmelidir. Silaj eklenip mevcut rasyonun tamamının üzerine konulması, toplam enerji veya nişasta alımını gereksiz yere yükseltebilir.
Benim İçin En Önemli Sonuç: “Mısır Silajı Verilir mi?” Yerine Hangi Soruyu Sormalıyız?
Bilimsel veriler ışığında cevap oldukça net:
Evet, mısır silajı besi sığırlarında kullanılabilir ve uygun kalitede, doğru miktarda ve dengeli bir rasyon içerisinde önemli bir kaba yem ve enerji kaynağı olabilir.
Fakat “mısır silajı verilir” cümlesi tek başına fazla bir şey anlatmıyor.
Asıl sorular şunlar olmalı:
Silajın kuru maddesi kaç?
Nişasta düzeyi nedir?
Taneler yeterince parçalanmış mı?
NDF ve ADF değerleri nedir?
Silajın fermantasyon kalitesi nasıl?
Küf veya mikotoksin riski var mı?
Hayvan günlük ne kadar kuru madde tüketiyor?
Günlük canlı ağırlık artışı ne durumda?
Yemden yararlanma oranı nasıl?
Rasyonun toplam protein ve enerji dengesi uygun mu?
Karkas sonucu hedeflenen ekonomik değeri sağlıyor mu?
Bu soruların cevapları olmadan “mısır silajı iyi yemdir” veya “beside kullanılmaz” demek fazla genelleyici olur.
Sonuç: Mısır Silajı Bir Yem Maddesidir, Tek Başına Bir Besi Sistemi Değildir
Mısır silajının besi sığırlarında kullanılmasına ilişkin hakemli araştırmalar, uygun kalite ve rasyon koşullarında bu yemin değerli bir seçenek olabileceğini gösteriyor. Ancak performansın yalnızca silajın varlığına değil; hasat olgunluğu, kuru madde, nişasta erişilebilirliği, lif sindirilebilirliği, mekanik işleme, fermantasyon kalitesi ve rasyonun bütününe bağlı olduğu görülüyor.
Özellikle yüksek performanslı besilerde mısır silajının diğer tahıllarla birlikte kullanılması durumunda toplam nişasta ve enerji yükünün hesaplanması gerekiyor. Aynı zamanda silajın kaliteli ve güvenli olması, yemlik yönetiminin iyi yapılması ve bozulmuş materyalin hayvana verilmemesi önem taşıyor.
Bence tartışmanın en ilginç tarafı da burada başlıyor: Bir çiftlikte çok iyi sonuç veren mısır silajı başka bir işletmede neden aynı sonucu vermeyebilir?
Bunun cevabı muhtemelen “mısır silajı iyi mi kötü mü?” sorusundan çok daha karmaşık.
Sizce besi işletmelerinde mısır silajının kullanımında en kritik değişken hangisi: silajın kuru maddesi mi, nişasta düzeyi mi, hayvan başına verilen miktar mı, yoksa rasyonun tamamının dengesi mi? Ve sahadaki tecrübenizde laboratuvar analizleri ile hayvanların gerçek performansı ne kadar örtüşüyor?
Kaynaklar ve bilimsel dayanaklar: Zhang ve ark. (2020), Journal of Animal Physiology and Animal Nutrition; McGeough ve ark. (2010), Journal of Animal Science; Tjardes ve ark. (2000), Journal of Animal Science; Ferraretto ve Shaver (2015), Journal of Dairy Science; Ogunade ve ark. (2018), Journal of Dairy Science.
Pratik Rasyon Kontrol Listesi EkleTekrarlanan Bölümleri Sıkılaştır
Pratik Rasyon Kontrol Listesi Ekle
Tekrarlanan Bölümleri Sıkılaştır
Girişte Samimi Deneyimi Somutlaştır